Kazakistan’daki daha ilk tren yolculuğum olacak. Hatta hayatım boyunca yaptığım ilk tren yolculuğu olacak. Trenlere dair bilgim ve fikrim sıfır. Tecrübe edeceğim yerse hiç bilmediğim ve tanımadığım topraklar. Neredeyse alışkın olduğum yaşama göre bütün yaşam disiplininin farklı olduğu yerler.

Kazakistan Maceramın Bel Kemiği Trenler:

Aktau’ya varıp hostele yerleştikten sonra nihayet Kazakistan planlamamı yapmaya başlamıştım. Belki planlamak için biraz geç kalmışım gibi gözükebilir ama emin olun hala geç değil. Planlama dediysem de açtım haritayı, ülkenin üzerinde gezinerek şuraya da gideyim, şuraya da uğrayayım diye karar verdim. Kabaca yaptığım plan ülkenin güney hattını tamamen tren kullanarak adım adım geçmek olacaktı.

Yol Arkadaşım Vlad:

Vlad, Özbekistan’a gideceği için önce Beynau’ya gidecek, daha sonra da aktarma yapıp Özbekistan’a ilerleyecekti. Önceki gün giderek treni sormuş saatini ve fiyatını öğrenmişti. Benim çizdiğim rotanın duraklarından birisi olan Beynau’dan gideceği için ona katılmayı mantıklı gördüm. Hem daha önce tren deneyimi vardı, hem istasyonu biliyordu hem de ana dili Rusça’ydı. Bundan daha iyi bir seçenek bence olamazdı. Ayrılacağımız sabah hostelin mutfağında toplandık ve ekiple vedalaşıp hatıra fotoğrafı çekilerek yola düştük.

Soldan sağa: Ben, Vlad, Kjaer, Ashley.

Yarım saat yürüdükten sonra bir durağa ulaştık. Vlad duraktaki amcaya bir şeyler sorduktan sonra “İstasyona giden otobüs varmış, taksiden daha ucuza gideceğiz, ona binelim.” dedi. Benim için anahtar kelime olan ‘ucuz’ cümle içinde geçmişti bile. Kabul etmememe imkan yoktu. Biraz bekledikten sonra otobüsümüz geldi. Otobüse binince bana göre her şeyiyle yeni olan bu ülkenin tüm ayrıntılarını incelemeye başladım. İnsanların giyimi, yüz ifadeleri, arabada çalan müzik, yolların durumu, konuşmalar… Tüm duyularım açık bir şekilde okumayı yeni sökmüş, gördüğü her şeyi okuyan bir çocuk edasıyla her şeye odaklanıyordum. Ta ki otobüste paraları toplayan abla dikkatimi dağıtana kadar. 80 Tenge yol parası verdim ve tekrar gözlemlerime devam ettiğim esnada kulak zarıma çarpan bir ses kulaklarımın dikilmesine sebep oldu. “Kızım!”

Hemen önümdeki teyze paraları toplayan kadına kızım diye seslenmiş ve yalnızca “…siskin (seksen) tenge…” kısmını anlayabildiğim cümlerle verdiği paraya itiraz ediyordu. İşte hikaye başlıyordu bile. İlk defa Kazakistan dilinde konuşan birisine denk gelmiştim ve kullandığı ilk kelime beni binlerce kilometre geriye götürmüş, ülkemin seslerini kulağıma çalmıştı. O andan itibaren Kazakistan keşfimin çok güzel geçeceğini düşünmeye başlamıştım.

Yolculuk Uzuyor, Zaman Daralıyor:

Otobüsle gidiyorduk ama evdeki hesap çarşıya uymuyordu. Yol uzun, otobüs ise yavaştı. Treni kaçırma stresi etkisi altına almaya başlamıştı. Aslına bakarsanız biletimiz dahi yoktu, yani kaybedecek bir şeyimiz yoktu ama yine de bir şeyi kaçırma durumu stres yaşatıyor. Otobüs ayrılma noktamıza gelince indik ama 2 kilometre daha yol ve trene 5 dakika vardı. Hemen bir taksiye atlayıp hızlıca gittik. İçeri girdikten sonra gişenin önündeki kuyruktan özür dileyen Vlad kasiyere bir şeyler sordu. Sonra bana dönüp, pasaportu ve parayı hazırla, dedi. Gişedeki kadına pasaportu verdik ama sanırım yetişmeyeceği için vazgeçerek, gidip trene binin, dedi. Biz de koşarak kendimizi trene attık ve biletsiz bir şekilde trene binmiş olduk.

Bedava yemek fare kapanında olur derler. İşte o kapanlardan birisi de bu trendi. Elbette bedava gideceğimizi düşünmüyordum. Vlad, ödemeyi trende yapacakmışız, demişti. Hareket ettikten 20 dakika sonra görevli kadın Vlad’i çağırdı ve arka tarafta biraz konuştular. Geri geldikten sonra “Kadın benden 500’er tenge fazla istedi ve hiçbir şey yapamadım” dedi. Taksiye binmeyerek edeceğimiz 200 tenge tasarrufu stratejik bir hatayla fazlasıyla kaybetmiştik. Ama ben bu gibi durumlara para kaybettim yerine, tecrübe satın aldım, yaklaşımıyla bakıyorum. Bu benim için ilerde kullanacağım bir tecrübe olacaktı ve ikimiz için de yeni olan bir ülkeye gelmiş, ilk günündeki iki turisttik. Neyseki ilk dersimizi çok fazla diyeceğimiz paralar kaybederek almamıştık…

Kazakistan tren yolculuklarımın neredeyse tamamı bu şekilde geçti.

Yorum Bırak

Lütfen Yorumunuzu Girin
Adınızı Buraya Girin