Asya turuma başladığımda çizdiğim esas rotam Bakü’ye kadar otostop çekerek ulaşmak, Bakü’den bulduğum ucuz bir uçakla Orta Asya’nın herhangi bir ülkesine gitmekti. Çünkü aşmam gereken bir Hazar Denizi vardı ve etrafını dolaşmak planım dahilinde değildi. Uçakları daha Bakü’ye varmadan kontrol edip kafamda aşağı yukarı bir plan yapmıştım. Ama Bakü’ye gidip biraz vakit geçirince öğrendim ki Hazar Denizini aşabileceğim bir gemi yolculuğu varmış.

Hazar Denizi Gemisi:

Gemiyle ilgili araştırma yapmaya başlayınca sürenin 30 saat olduğunu öğrenip daha da istekli bir hale geldim. Bana kalırsa bu çok defa yaşanamayacak eşsiz bir tecrübe. Takip eden günlerde Bakü’nün merkezinde bulunan limana giderek durumu sordum. Fakat son bir yıldır Bakü – Kazakistan seferini yapan gemilerin Bakü’ye 70 km mesafede olan Alat limanından kalktığını söylediler ve cama yapıştırılmış olan kağıdı göstererek, o numarayı ara, dediler. İlk fırsatta numarayı arayıp en yakın geminin ne zaman olduğunu sorduğumda, önümüzdeki iki gün olmadığını söylediler. İki gün sonra tekrar aradığımda da iki gün sonra olabileceğini söylediler ve beklemeye devam ettim. Son aradığım günde de geminin kalkacağını, limana gitmem gerektiğini ifade ettiler.

İliştirdiğim fotoğraftaki numarayı her gün ya da belirttikleri zaman aralığına göre aramakta fayda var. Çünkü aramadan giderseniz bekleyişiniz günler sürebilir. Normal şartlarda limanda iki günlük bir bekleyişi herkes olağan karşılıyor. Konuştuğum gezginlerden limanda 4-6 gün arası bekleyenler olduğunu dahi öğrendim.

Alat Limana Ulaşım:

Zaten hazır olan çantamı sırtlanarak önce merkezden 125 numaralı otobüse, onun son durağına ulaşınca da 195 numaralı otobüse bindim. Gidişim toplamda 1,5-2 saat kadar sürdü. İniş noktamı hem haritan takip ediyor hem de yola bakarak kontrol ediyordum. Şoföre de limana gideceğim diye belirttim ve beni limana giden yolun başında indirdi. 2 km boyunca alana kadar yürümek gerekiyor. Alana girince ilk kontrolden pasaportunuzu verip adınızı yazdırarak giriyorsunuz. Bu noktadan sağa doğru konteynırları görene denk ilerlemeniz gerekiyor. Konteynırların olduğu bölge tüm işlemlerin yürütüldüğü yer. Önce kayıt ofisinden kaydımı yaptırdım ve verdikleri makbuzla banka ofisine gidip 70 dolar ödedim. Daha sonra banka makbuzuyla tekrar kayıt ofisine girip biletimi aldım. Artık geriye “Gemiye binin.” komutunu beklemekten başka yapacak şey kalmamıştı.

Limanda Yaşam:

Bu alanda tüm ihtiyaçlarınıza cevap verecek gereksinimler var. Bakkal, atm, tuvalet, duş, bekleme odası gibi. Dolayısıyla burada yaşamakta pek fazla zorlanmayacaksınız.

Kafetarya ve bekleme odası olarak hizmet veren alanda beklemeye koyulduk. Benimle birlikte bekleyen Türk şoförler ve üç sırt çantalı daha vardı. Sohbet ederek gece yarısını gördük ama hala gemiden ses çıkmamıştı. Herkes bir tarafa kıvrılıp yatınca ben de çantamdan matımı ve uyku tulumumu çıkartarak yere serilip uyudum. Sabah 6 olduğunda içerdeki seslere uyandım. Herkes hareketlenmiş, gemiye binme saatimiz gelmişti.

Limandan görsel eklemesi yapamıyorum. Esasen girdiğim andan itibaren kayıttaydım ama görevliler kayıt yaparken beni görünce hepsini sildiler. Limanda çekim yapmak yasakmış, sizin de bilginiz olsun.

Pasaport İşlemleri:

Gösterdikleri yolda ilerleyerek Azerbaycan’dan çıkış işlemlerimizin yapıldığı odaya geldik. Burada çantalarımız kontrol edildi ve üzerimizdeki para miktarı soruldu. Önümdeki kişilerden birisinin yanında fazla sigara olması problem oldu. Dolayısıyla siz de alkol sigara taşıyacaksanız riski göz önünde bulundurun. Fazla yoğun bir nokta olmadığı için memurlar daha dikkatli davranıyor. Sorunsuz bir şekilde çıkış mührümü de alarak gemiye bindim.

Gemiye binişte bir kontrol daha var. Orada ellerindeki listeyi bir kez daha kontrol ediyor ve pasaportunuzu sizden alıyorlar. Verdiğimiz pasaportu ne zaman alacağımızı aşağıda anlatacağım. Gemide diğer üç gezginle beraber bizi aynı odaya koydular. Çok da iyi yaptılar. O kadar yol insanlarla konuşmadan bitmezdi. Ortak alandaki odadan yatak çarşaflarımızı alıp kendi yataklarımızı hazırladık. O esnada insanlarda bir hareketlilik görünce bir şeyler olduğunu anlayıp ortalıkta dolanmaya başladık.  Meğer kahvaltı varmış. İki yumurta, peynir, tereyağı, reçel ve çaydan oluşan kahvaltımızı yaparak beklemeye başladık. Çünkü gemiye önce insanları alıyorlar, o esnada geminin yükleme işlemi devam ediyor. Yükleme yaklaşık 5 saat sonra bitti ve biz öğlen yemeğimizi yerken gelen anonsla birlikte gemi usulca hareketlendi. İşte 29 saatlik yolculuğumuz başlamıştı.

Gemide Yaşam:

Gidene dek böyle kapalı bir havada yol aldık

Yolculuk boyunca pek fazla dikkate değer şey olmadı. Dışarısı gündüzleri soğuk ve kasvetli geceleriyse buna ilaveten zifiri karanlıktı. Dolayısıyla geminin dış kısmında yapılacak bir şey yoktu. Türkiyeli, Azerbaycanlı tır şoförleriyle muhabbet ederek, uzanıp kısalarak 29 saati tamamladık. Ama o yol hiç gözümde büyümedi. Bana göre eşsiz olan bu yolculuğun her anından büyük bir haz duydum.

Gemide 3 öğün yemeğimizi 7-12-19 saatlerinde yedik. Yemekler ne iyiydi ne de kötü. Ama başka alternatifiniz yok. Her öğün bir çorba, bir yardımcı yemek, bir de ana yemek mantığında köfte, tavuk gibi yiyecekler çıkıyordu. Yanında soda verdikleri de oldu gazoz verdikleri de. Ayrıca 2-3 defa da çay saati var. Ortak alana demlikleri bırakıyorlar, kendiniz alıp içiyorsunuz. Yine de yanınıza bir şeyler almanızı öneririm. Ben epey yiyecek almıştım; meyve, atıştırmalık, çikolata vs. boş kaldıkça bir şeyler yedim.

Yolculuğun sonunda Kuryk Limana varınca tüm eşyalarımızı ortak alana getirip beklemeye başladık. Kazakistanlı memurlar gemiye binip bir odada sistemlerini kurdular ve birer küçük kağıt dağıttılar. Kişisel bilgilerimiz, neden geldiğimiz, ne kadar kalacağımız gibi sorular içeren basit bir kağıttı. Çok da incelemediler ama bu bizim için önemli bir kağıt. Onun üzerine de damga basıyorlar ve ülkeden çıkana kadar saklamamız gerekiyor. Ülkeden çıkarken bizden geri alacaklar. Kağıdı da doldurunca gemiye binerken verdiğimiz pasaportları memurların olduğu odada dizilmiş olan bir masanın üzerinden aldık ve sırayla işlemlerimizi yaptık. Benim açımdan hiçbir zorluk ya da sorun olmadı. Kolaylıkla mührü bastılar ve ortak alana geri döndüm. Herkesin işlemi bitince gemiden iniş için bizi özgür bıraktılar.

Gemiden inince ayaklarım ilk defa Kazakistan topraklarına bastı. Gemideki Serdar abi havanın soğuğuna atıfta bulunarak, bak gör bakalım seni burda nasıl bir hava bekliyor, dedi. Sahiden de haklıydı. 🙂 Ama maceramız yeni başlıyordu. Daha ne soğuklar görecek, neler atlatacaktık.

Gemi Yolculuk Ücretleri:

Fiyat konusuna da değinerek yazımın sonuna doğru geleyim.

Yaya ücreti 70 dolar ve 4 kişilik odada kalıyorsunuz. Tuvalet kullanmak isterseniz de sürekli tıkanan ortak tuvaleti kullanıyorsunuz. 80 dolar vererek iki kişilik kendine ait tuvaletli odada da kalabilirsiniz.

Bisikletle binmek isterseniz ekstra 10 dolar, motorla binmek isterseniz de ekstra 120-150 dolar arası para veriyorsunuz. Otomobilin tam ücretini her ne kadar bilmesem de 300-400 dolar olduğunu duydum. Ben para vermeyeyim, oda vermeyin bana demek gibi bir şansınız yok. Çünkü ben dedim 😀 Onlar da denizcilik kuralları gereği mümkün olmadığını söylediler.

İlave bilgiler:

•Gemide Serdar abinin eşi dışında kadın yolcu yoktu. Çok önemli bir mesele değil ama yalnız gezgin kadınların gelmeden önce böyle ihtimal olduğunu bilmesi adına paylaşmak istedim.

•Takdir edersiniz ki telefon çekmiyor ve gemide de internet yok.

•Ortak alanda televizyon vardı ama hiç açtıklarını görmedim, dolayısıyla çekiyor mu onu da bilmiyorum.

•Beni deniz tutar diyenlerin çok endişe etmesine gerek yok, gemi çok fazla sallanmıyor. Zaten kocaman gemi, dalgaları ezip geçiyor.

•Geminin iç sıcaklığı çok iyiydi, tshirtle bile gezebilirsiniz. Ama yazın muhtemelen sıcak oluyordur.

Dilerseniz yolculuğu baştan sona kaydettiğim videoyu da aşağıdan izleyebilirsiniz

Yorum Bırak

Lütfen Yorumunuzu Girin
Adınızı Buraya Girin