Kazbegi Dağı Nerede?

Kazbegi, Gürcistan ve Rusya ortak sınırında bulunan, Gürcistan tarafında Stepantsminda’ya bağlı bir dağ. Toplam yüksekliği 5042 metre ve ülkenin en yüksek üçüncü dağı. Bu dağı özel kılan en önemli şey, dağın 2170. metresinde yer alan Gergeti Trinity Church. Bölgede gezilecek pek fazla yapı ve yapılacak etkinlik yok. Dağa yürüyüş faaliyeti gerçekleştirebilir, kiliseyi ziyaret edebilir veya kayak sezonunda gittiyseniz 35 km mesafedeki Gudauri’de kayak yapabilirsiniz. Bu nesnel bilgileri verdikten sonra Kazbegi ziyaretimde yaptıklarıma ve size vereceğim tavsiyelere geçiyorum.

Önceki akşam kararlaştırdığımız üzere sabah erken kalkarak Alex ve Simeone ile dağın buzuluna doğru yürüyüşe başladık. Planımıza göre yaklaşık 8 saat sürecekti gidiş dönüşümüz. Hava -3 / -4 derece dolaylarındaydı ve gezim boyunca o güne dek yaşadığım en soğuk andı. Önce marketten dağın tepesinde yemek üzere bir şeyler aldık sonra da şehrin meydanındaki çeşmeden biraz su doldurduk. Ama tamamen doldurmaya gerek yok çünkü kiliseyi de ziyaret edeceğiz ve orada su var.

Gergeti Kilisesinden Stepantsminda’ya Bakış

Yürüyüşe köyün içinden geçerek başladık ve 35 dakika sonra kiliseye ulaştık. Kilise aşağıdan güzel gözüktüğü gibi yukarıdan da aşağısı çok güzel gözüküyor. Kış kendini hissettirmeye başladığı için önde arkada ve yanlardaki tüm tepelerin başı karlı. Ama bir yandan da güneş açtı ve çok güzel bir hava var. Yürümek için enfes bir zaman.

Gergeti Kilisesi – Gergeti Trinity Church:

Gergeti Kilisesi ve Kilisedeki Din Görevlisi

Gergeti Trinity Church 14. yüzyılda yapılmış ve etrafında başka hiçbir şey yok. Yalnızca 400 metre aşağıdaki Stepantsminda kasabası var. Yürüyerek çıkabileceğiniz gibi araç kiralayarak da kiliseye gidebilirsiniz. Kendi aracınız varsa da taksicilerin yalanına aldanmayın, yol stabil ve her türlü araç çıkabilir. Kilisenin içini özel yapan bir şey yok, diğer kiliselerden pek farklı değil. Bu kadar özel ve güzel olmasının yegane sebebi bulunduğu yer.

Kilisede 15 dakika kadar durup içini dışını inceleyince tekrar yürümeye başladık. İtalyan Simeone grubun en hızlısıydı. Aklımın almadığı bir hızı ve enerjisi vardı. Benim soluk soluğa kaldığım tepelerde o eli cebinde ağzında sakızıyla düz yolda gidercesine ilerliyordu. Kanadalı Alex ise arkada kalıyor, yavaş yavaş ilerliyordu. Arayı açınca iki kere durup Alex’i bekledik, ikinci seferde, beni beklemeyin siz devam edin, dedi.

Kazbegi Dağı Ana Kampı:

Kazbegi Dağı – Dağın Sivri Ucunun Eteklerinde Tırmanışçıların Konakladığı Ana Kamp Yer Alıyor

İki buçuk saat yürüdükten sonra artık ayağımız kara ve buza basmaya başlamıştı. Ama bu noktaya kadar hiç durmamıştık ve ayaklarımın dengesini kaybetmeye başlamıştı. Hızlı bir atağa çıkıp Simeone’nin önüne geçtim ve gördüğüm ilk yere oturup emrivaki yaparak, mola verelim, dedim. Çünkü ona kalsa hiç durmayacaktı. Zaten ben oturmuş elmamı yerken o hala ayakta duruyordu. Moladan sonra 20 dakika daha yürüyünce sağ tarafının oldukça dik ve taşlı olduğu bir patika yola geldik. O yolu görünce benim için yolculuğun bittiğini anında idrak ettim. Tamamen buz olmuş o patika yoldan gitmeme imkan yoktu. Başarabilecek olsam bile o riski almazdım. Yine de denedim ama gidemeyeceğimi anlayınca Simeone’ye bensiz devam etmesini söyledim. O gidince biraz daha üst taraftan tekrar gitmeyi denedim ama başarılı olamadım. Yer tamamen buzdu ve ayağım kaydığında aşağı gidene kadar durma şansım yoktu. Çünkü zemin yumuşak değil ve tutunma şansım yok. Bu şartlar altında yürüyüşü bitirmem gerekiyordu. Durup yemek yedim, biraz da fotoğraf çekeyim derken arkadan Alex’in geldiğini gördüm.

Onunla selamlaştık ve o da patikadan yürüyüp devam etti. Manzara doyduğumda geri dönüşe başladım ve 2,5 saat kadar bir sürede tekrar kasabaya indim. İndiğimde inanılmaz bitkin durumdaydım. Hostele giderek uzandım ve diğerlerinin gelmesini bekledim. O esnada Hong Kong’lu Albee de geldi ve akşam birlikte yemek planı yaptık. Simeone gelmeden yemişti, biz de 3 kişi Shorena’s Bar’a giderek enfes bir tavuk yemeği sipariş edip yedik. Ardından hostele dönüp yeni gelen Koreli ve Brezilyalı dostlarımızla tanışıp bu defa da onlarla aynı masanın etrafında toplanıp birbirimize hikayeler anlattık.

Faydalı Bilgiler:

  • Ulaşımı Tiflis’ten 10 Lari karşılığında minibüslerle sağlayabilirsiniz. Fakat ben otostopla geldiğim için tam olarak nereden kalkıyor bilmiyorum.
  • Stepantsminda’da her ihtiyacınızı bulabileceğiniz fiyatı gayet uygun bir market var.
  • Ekmek veya pide benzeri uygun fiyatlı ürünler bulabileceğiniz küçük bir fırını var. (1,5-2 Lariye Lobiyani / İçinde fasulye olan bir pide yiyebilirsiniz.)
  • Restaurant konusunda birçok alternatif olsa da iki defa gidip, ikisinde de memnun kaldığım, meydandaki heykelin solunda kalan Shorena’s Bar’ı tavsiye ederim. Büyük porsiyonlu yemelerini 3-5 kişi paylaşabilir. Fiyat 30 Lari.
  • Hostel seçenekleri çok olmasa da var, ekseri olarak 15 Lari civarında. Ben The White House’da kaldım.

1 Yorum

  1. Hello! This is my 1st comment here so I just wanted to give a quick shout out and tell you I truly enjoy reading your posts. Can you suggest any other blogs/websites/forums that cover the same subjects? Appreciate it!

Yorum Bırak

Lütfen Yorumunuzu Girin
Adınızı Buraya Girin